İsrail'de yapılan araştırmada, her 10 çocuktan birinde Kovid-19 atlattıktan sonra da hastalığın semptomlarının görülmeye devam ettiği ortaya çıktı.
İsrail Sağlık Bakanlığı, yaşları 3 ila 18 arasında değişen ve Kovid-19'u atlatan 13 bin 864 çocuğun ebeveynleriyle telefon yoluyla yaptığı araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Bakanlığın araştırmasında, söz konusu çocuklardan yüzde 11,2'sinde hastalığı atlattıktan sonra da Kovid-19'un belirtilerinin görüldüğü belirtildi.
12 yaş altı çocukların yüzde 1,8'i, 12 ila 18 yaş arasındaki çocukların ise yüzde 4,6'sında, hastalıktan 6 ay sonra semptomlara rastlandığı ifade edildi.
İsrail'de 200 binden fazla 18 yaş altı çocuğun Kovid-19'a yakalandığı, bunlardan yarısının herhangi bir semptom göstermediği kaydedildi.
Tel Aviv yönetimi, haziran ayında 12-15 yaş arası çocuklara da Kovid-19 aşısı yapmaya başlamıştı.
Lüks markaların 2021 Sonbahar-Kış trendlerini belirleyen tasarımları kısa filmlerle ve özel çekimlerle tanıtıldı.
1 Emporio Armani Sonbahar/Kış 2021
Emporio Armani yeni koleksiyonuyla 80’li yıllara gönderme yapıyor. Klasik ve estetik görünüm sergileyen tasarımlar, canlı renklerden ve farklı desenlerden oluşuyor. Bu yeni koleksiyonda geniş, pileli kumaş pantolonlar, blazer ceketler ve kadife elbiseler ön plana çıkıyor.
2 Brunello Cucinelli Sonbahar/Kış 2021
Brunello Cucinelli, gündelik ve gece kıyafetleri arasındaki keskin çizgileri bulanıklaştırıyor. İtalyan lüks marka kaşmir, yün, ipek, alpaka ve tiftik gibi kumaşlarla özel tasarımlar yaratıyor. Gri, siyah ve nötr renklerin birleşiminden oluşan koleksiyonda paltolar, blazer ceketler ve takım elbiseler dikkat çekiyor.
3 Blumarine Sonbahar/Kış 2021
Blumarine’in Kreatif Direktörü Nicola Brognano yeni koleksiyonunda nostaljik tasarımlar sergiliyor. Britney Spears ve Paris Hilton’ın 2000’lerdeki tarzından ilham alınarak hazırlanan Blumarine Sonbahar/Kış koleksiyonunda kısa drapeli mini elbiseler, sahte kürk detaylı hırkalar ve düşük bel pantolonlar ön planda!
4 Moschino Sonbahar/Kış 2021
Farklı dünyalar arasında özel bir gösteri… Jeremy Scott, George Cukor’ın The Women filminde ilham aldı ve ortaya muhteşem bir koleksiyon çıktı. Her detayıyla ayrı bir hikaye anlatan Moschino Sonbahar/Kış koleksiyonunda safari kıyafetleri, gece elbiseleri ve takım elbiseler dikkat çekiyor.
5 Fendi Sonbahar/Kış 2021
Renk paleti nötr tonlarda olan Fendi Sonbahar/Kış 2021 koleksiyonu, şık ve zamandan bağımsız tasarımlarıyla göz dolduruyor. Koleksiyonda uzun kürkler, gömlekler ve triko takımlar dikkat çekiyor.
6 Prada Sonbahar/Kış 2021
Prada Sonabahar/Kış koleksiyonunda jakarlı örgüler, gösterişli suni kürkler, erkek giyiminden ilham alan takımlar ve cesur renkli paltolar göze çarpıyor.
7 Max Mara Sonbahar/Kış 2021
Max Mara’nın Sonbahar koleksiyonu şık İtalyan kadınlarını andırıyor. Ekose ve kaşmirler, başörtüsü ve kazaklar muhteşem bir uyum yakalıyor.
Bilim insanları saf oksijen solumanın Alzheimer'ın "ilerlemesini ve ciddiyetini önemli ölçüde yavaşlatabileceğini" söylüyor.
Yeni bir araştırmaya göre Alzheimer hastalığı oksijen tedavisi kullanılarak yavaşlatılabilir ve hatta tersine çevrilebilir.
Araştırmacılar, terapinin insan beyninin işleyişini desteklediğini ve hayvanlarda hastalığa bağlı beyin plağı oluşumuyla mücadele ettiğinin kanıtlandığını söylüyor.
Tel Aviv Üniversitesi'ndeki ekip, bilişsel gerileme belirtileri deneyimleyen 60 yaş üstü 6 kişiyi izledi.
Ekip, 90 gün boyunca 60 seans hiperbarik oksijen tedavisinden sonra beyne giden kan akışının ortalama yüzde 20 arttığını bildirdi. Hafıza testi sonuçlarının da ortalama yüzde 16,5'lik bir iyileşme gösterdiği ifade edildi.
Bilim insanları hastaları basınçlı odalara yerleştirerek dokularda daha fazla oksijenin çözülebileceğine ve böylece yenileyici etkileri olduğu bilinen bir hipoksi durumunu taklit edebileceğine inanıyor.
Araştırmacılar, Alzheimer'ın neden olduğu dejenerasyonu taklit eden, genetiği değiştirilmiş 15 farenin incelendiği ayrı bir denemede oksijen tedavisinin beyinde amiloid plaklarının oluşmasını engellediğini ve mevcut bazı amiloid plak birikintilerini de giderdiğini bildirdi.
Amiloidlerin Alzheimer gibi ciddi dejeneratif durumlarla bağlantılı olduğu düşünülüyor.
Araştırmanın baş yazarı Prof. Uri Ashery, The Times of Israel'e şunları söyledi:
Bunun insanlarda Alzheimer'ı 'tedavi edebileceğini' düşünmüyorum fakat ilerlemesini ve şiddetini önemli ölçüde yavaşlatabilir.
Daha fazla çalışma gerekiyor fakat insanlar muhtemelen birkaç yıl içinde bundan yararlanmaya başlayabilir.
Aging dergisinde yayımlanan çalışma, hiperbarik oksijen tedavisinin (HBOT) Alzheimer hastalığı üzerinde "çok yönlü nöroprotektif etkiler" yaptığı ve ayrıca insanlarda beyin fonksiyonlarını ve bilişsel yetiyi geliştirdiği sonucuna vardı.
Makalede, tedavinin "ilerlemeyi yavaşlatmak ve hatta bu hastalıktan sorumlu patofizyolojiyi iyileştirmek için terapötik bir yaklaşım" olarak görülmesi çağrısında bulundu.
Tedavi Alzheimer'dan mustarip hastalarda test edilmedi ve daha büyük denemeler gerektirecek. Ayrıca, az sayıda hastane HBOT'yi uygulayabilecek imkana sahip.
Nottingham Üniversitesi'nde Demans Araştırmaları Profesörü Tom Dening, Daily Telegraph'a şunları söyledi:
Muhtemelen faydalı olması için tedavinin süresiz olarak sürdürülmesi gerekecek, bu nedenle tüm hastaların motivasyonu çok yüksek olmalı ve bu kişiler, tedavi tesisine erişim için iyi ulaşım sistemlerine sahip olmalı.
Birleşik Krallık'ta demans hastalarının sayısının bir milyona yaklaştığını düşünürsek bu ölçekte hiperbarik oksijenin nasıl bulunabileceğini bilmek zor.
Kısacası, ilginç bir fikir ama standart bir tedavi olmak için olağan kriterleri karşılamaktan çok uzak.
Necef'teki Ben Gurion Üniversitesi'nden İsrailli başka bir Alzheimer uzmanı olan Dr. Deborah Toiber, Alzheimer'la mücadelede beyindeki plakları azaltmanın hayati önem taşıdığına şüpheyle yaklaştığını söyledi.
The Times of Israel'e konuşan Dr. Toiber, "Bence plaklar (araştırma için) çıkmaz bir sokak" dedi ve plakları ortadan kaldırmanın veya azaltmanın Alzheimer başlangıcını önemli ölçüde önleyeceğine veya şiddetini azaltacağına dair yeterince kanıt olmadığını söyledi.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Çeviren: Noyan Öztürk
Obezite, tüm dünyada her geçen gün yaygınlaşan ciddi bir sağlık sorunu. Son 40 yıldır tüm dünyada artış gösteren obezitenin birçok farklı sağlık sorununa neden olabildiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “Türkiye’de ve dünyada günümüzün en önemli ölüm nedenlerinden biri olarak kabul edilen obezite mutlaka tedavi edilmeli. Özellikle COVID-19 pandemisinin başlamasıyla beraber Türkiye’deki şişmanlık insidansının daha da arttığı biliniyor. Yetişkinlerin yanı sıra çocuk ve ergenlerde de obezitenin görülme oranı arttı” açıklamasında bulundu. Peki, obezite ameliyatları ne zaman yapılmalı? Obezite ameliyatı kimlere yapılır? En yaygın yapılan ameliyatlar hangileri? Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal anlattı.
ŞİŞMANLIĞIN EN ÖNEMLİ NEDENİ FAZLA KALORİ VE HAREKETSİZ YAŞAM
Dondurma yaz aylarının vazgeçilmezlerinden. Ancak şeker, yağ ve içerdiği kaloriye bakıldığında dikkat edilmesi gerekiyor. Özellikle 2 top dondurma tükettiğimizde yaklaşık 2,5 yemek kaşığı şekere eş karbonhidrat alabilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan dondurmanın faydalarını ve zararlarını anlattı ve yaz gününde kilo almanızı önleyecek sağlıklı dormurma tarifini paylaştı.












































