Estetik cerrahi ve medikal uygulamalar, yaşlanma belirtilerinin ilk olarak gözlemlendiği eller için gençleştirici, lekeleri ve çilleri yok eden uygulamalar yapıyor.
Estetik International Sağlık Grubu kurucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur, el estetiği ve el gençleştirme uygulamaları hakkında bilgiler verdi ve yaz yaklaşırken el estetiği uygulamalarında ciddi derecede artış olduğunu vurguladı. Cihantimur, "El Estetiği, el gençleştirme olarak da söyleyebileceğimiz uygulamaları Estetik International kliniklerimizde hastalarımızın tercihlerine göre 2 farklı işlemle düzeltebiliyoruz. Bunlardan birincisi yağ enjeksiyonu, diğeri ise, dolgu uygulamasıdır" şeklinde konuştu.
"EL ESTETİĞİ ÇOK ÖNEMLİ"
El estetiği için yapılan uygulamalardan bahseden Op. Dr. Bülent Cihantimur, "El estetiği son derece önemli çünkü eller sürekli göz önünde, sürekli kullanılan ve bununla birlikte tahribata çok açık uzuvlardır. Ayrıca eller yaşlılık belirtilerinin ilk olarak gözlemlendiği bölgelerin başında gelir. Bayanların el bakımlarına bu kadar dikkat etmelerinin altında da bu sebepler yatar aslında. Nemli, damarsız, lekesiz ve dolgun eller gençlik göstergesidir" açıklamasında bulundu.EL ESTETİĞİNDE YAĞ TRANSFERİ
"Tek seferde genç ellere kavuşmak istiyorsanız, yağ transferi uygulamasını önerebilirim" diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur uygulamanın ayrıntılarını şöyle anlattı: "El estetiğinde kendi geliştirdiğim teknik olan Cihantimur yağ transferi, el üzerinde meydana gelen olası sorunları kalıcı ve etkili bir şekilde yok etmeye yardımcı bir uygulamadır. Hastamızın bedeninin herhangi bir yerinden az miktarda yağ alarak, kök hücreden zengin hale getiriyoruz ve parmaktan bileğe el sırtına enjekte ediyoruz. Yağ enjeksiyonun vermiş olduğu hacimle birlikte cilt yüzeyinin rengi açılıyor, cilt içten nemleniyor, belirgin damarlar silikleşiyor ve kök hücrenin etkisiyle el sırtına canlılık ve tazelik geliyor. Sert ve kemiğe oturmuş el yapısı yumuşuyor ve kemiksi görüntünün yerini, yumuşak bir dolgunluk alıyor. Ellere yağ transferi uygulaması lokal anestezi altında, ortalama yarım saat sürer ve tek uygulamayla başarılı sonuçlar elde edilir. Eller işlem sonrası, bazı hastalarımızda sargılanabilir fakat ellerin kullanılmasında sakınca yoktur ve bir gün sonra sosyal hayata geçiş yapılabilir."EL ESTETİĞİNDE DOLGU UYGULAMASI
El estetiğinde dolgu uygulaması için hyaluronik asit içeren dolgu malzemelerinden faydalandıklarını söyleyen Cihantimur, bu malzemelerin elleri içten nemlendirerek gençliğe özgü formunu ve ışıltısını tekrar kazandırdığını söyledi. Dr. Cihantimur, "Eğer ellerde aşırı derecede bir yıpranma söz konusu değilse, acısız, yarım saat gibi bir süre zarfında gerçekleşen ve duruma göre birkaç seans daha ilave edilebilen dolgu uygulaması yapılabilir. El estetiğinde dolgu uygulaması sonrasında derhal sosyal yaşantıya dönülür, eller hemen kullanılabilir, nem kazanır, damar görüntüsü yok olur ve ek lazer uygulamalarıyla da lekeler üzerinde olumlu sonuçlar alınır" dedi.
Bu terlikler belki rahat gelebilir fakat, bacaklarda, diz, kalça ve sırtınıza dikkat edin!
Bu terlikler, bacaklarda, diz, kalça ve sırtta sorunlara neden olabilirler. Parmak arası terlikler çok rahat gibi görünmekle beraber ayaklara destek sağlamamaktadır. Çünkü parmak ortasından tutan bantı dışında (bir nevi ayak tangası) ayakları kavrayan bir yanı yoktur ve bu da yürüyüş esnasında ayak kaslarına ekstra yük getirir.
Bunun yanı sıra, flip flop giydiğinizde başka bir ayakkabıya oranla yere daha az kuvvet ile basarsınız. Bu da kısa adım atmakla sonuçlanan alt bacak ağrıları ve hatta topuk dikenine (topuk üzerinde küçük kemik büyümeleri) bile sebep olabilir.
E tabii bir de, parmak arası terliklerde ayaklar tamamen açıkta olduğu için, ayak ve tırnak yaralanmalarına daha sık rastlanır. Çünkü dış koşullara karşı savunmasızdırlar.
İnce tabanlar ayakları korumaz
Flip flop'ların çok ince tabanları vardır. Sert veya engebeli zeminlerde yürürken ayak ağrısına neden olabilirler, ayak tabanlarını acıtırlar ya da düz olmayan zeminlerde ayak bileklerinde burkulmalara neden olabilirler.
Flip flop ile yürürken dikkatli olmalıyız, bastığımız yerlere bakmalıyız.
Ya deri kanseri?
Normalde vücudun tüm bölümlerine korunmak için güneş kremi sürüyoruz ama zararlı UV ışınlarından ayaklarımızı korumayı unutuyoruz!
Cilt kanseri ayaklar üzerinde de gelişebilir çünkü burası da güneşe karşı tamamen açıkta kalan bölgeler arasında yer alıyor. Yüzümüze, kollarımıza nasıl krem sürüyorsak, ayak parmaklarımız da dahil olmak üzere tüm ayağımıza bu kremden sürmeliyiz.
Ayak problemlerinin tedavisinin yapılmaması ileride büyük sağlık sorunlarına yol açabiliyor
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Öğüt, ayaktaki ağrıların ciddiye alınması gerektiğini, ayak problemlerinin tedavisinin yapılmamasının ileride büyük sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Öğüt, en sık yaşanan ayak problemlerinin başında parmak deformitelerinin geldiğini, özellikle baş parmağın deformitesinin yaygın görüldüğünü söyledi. Tıptaki adı ’halluks valgus olan" ve halk arasında kemik çıkıntısı olarak bilinen sorunun daha çok kadınlarda görüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Öğüt, "Bunun nedeni daha çok genetiktir ve anne tarafından geçer. Eğer bir nesilde oluyorsa, üç nesilde de olma ihtimali oluyor. Fakat genetik geçişten başka çevre faktörlerin de etkin ki bunun başında ayakkabı geliyor. Kadınların çok sevdikleri yüksek topuklu dar burunlu ayakkabılar bunu hızlandıran bir etken. Genetik bir yatkınlık varsa, bir de bu tip ayakkabılardan giyiyorsa, sorun çok daha hızlı ortaya çıkıyor. Ve parmak bir kere eğrilmeye başlarsa mutlaka ilerlemesi devam ediyor" dedi.
Prof. Dr. Öğüt, bu sorunu yaşayan kişilerin sıklıkla parmak arasına makara koyarak tedavi yolunu seçtiklerini, ancak bunun geçici bir çözüm olduğunu ifade etti. Sorunun temelinden düzeltilmesi gerektiğine işaret eden Öğüt, şöyle konuştu: "Çünkü buradaki sorun, kemiğin kaymış olması. Düz duran bir kemiğin ucundan bir çıkıntı oluyor, kemiğin aksı kayıyor. Biz bu kayan aksı düzeltmezsek tekrarlar. Halk arasında ameliyat yapılsa da tekrarlar diye bilinir. Nedeni de bunun bir çıkıntı olarak algılanıp traşlanması gibi işlemlerden kaynaklanıyor. Bunun traşlanıp geçmesi gibi bir tedavisi yok. Kesin tedavi için mutlaka kemiğin düzeltilmesi lazım. Kesilen kemiğin yerine oturtulması gerek. Eğer hastanın hiçbir ağrısı yoksa ameliyat önermiyoruz. Eğer deformiteyle birlikte hastanın ağrısı ya da zonklama gibi şikayetleri varsa, makara koymak gibi ameliyat dışı yöntemlerin hiçbiri işe yaramaz. Mutlaka ameliyat edilmesi lazım. Ameliyatın başarı şansı yüksek. Tabii her ameliyatta olan yüzde 1-2 gibi komplikasyon riskleri var, o kadar."
Prof. Dr. Tahir Öğüt, dizdeki kireçlenme, ayak bileğinde kıkırdak problemlerinin de sıklıkla görülen rahatsızlıklardan olduğunu ifade etti. Türkiye’nin dünya genelinde başarılı ortopedik operasyonlara imza attığına dikkati çeken Prof. Dr. Öğüt, "Ayaktaki ağrıları ciddiye almak, ayak sağlığına önem vermek gerekiyor. Ayak problemlerinin tedavisinin yapılmaması ileride büyük sağlık sorunlarına yol açabilir" diye konuştu.
AA
Yanlış inançlar, fikirler, kavramlar ve hatta fenomenler sizi kilo vermekten uzaklaştırmak dışında pek bir işe yaramıyor.
Kilo vermekle ilgili duyduğunuz her şey doğru olmuyor. Yanlış inançlar, fikirler, kavramlar ve hatta fenomenler, tam tersi sizi kilo vermekten uzaklaştırmak dışında pek bir işe yaramıyor. İşte en genel yanılgılardan bazıları:
Sıkı bir diyette olmalısınız.Havva’yı ve elma ile yaşadığı problemi hatırlayın. Birisine sevdiği bir şeyi yasaklamak başkaldırıya sebep olur ki diyet söz konusu olduğunda bunun ne kadar zararlı olacağını tahmin edebilirsiniz. Yasaklar koymak yerine, bazen hoşgörülü davranabileceğiniz kısıtlamaları deneyin.
Karbonhidratları unutun.Sürekli kötü bir ruh hali yaşamanıza sebep olması yanında, düşük karbonhidratlı diyetlerin uzun dönem etkileri artık biliniyor. Karbonhidratlar yerine konulan et ve peynir gibi yüksek proteinli yiyecekler kolesterolünüzü yükseltip, kalp hastalıklarına yol açabilir. Ya da 130 gramdan az karbonhidrat gut hastalığına sebep olabilir, çünkü böbrek hasatlıkları özellikle hamile kadılar için risklidir. Tatlı patates, kahverengi pirinç ve yulaf iyi karbonhidratlara iyi örneklerdir.
Öğünler arası yemeyin. Ara derken? Bir sebepten dolayı iki öğün arasında verilebilecek uzun aralar açlık çekmenize sebep olabilir. Bu durumdayken vücudunuz kilonuzu korumaya çalışır ki bu da metabolizmanızın yavaşlamasına sebep olur. Öğünler arası sağlıklı atıştırmalıklar faydalıdır.
Akşam yemeğini unutun. Etkili olmaktan çok zararlı olabilir. Vücudunuzun günlük kalori ihtiyacını karşılamamış olursunuz; sindirim kalori yakar ve yememek aslında kilo almanızı sağlar.
Yağı kesin. Her yağ kötü değildir. Tekli-doymamış yağlar her gramda 9 kalori içerir, ama bunlar sağlıklı kalorilerdir. Zeytinyağı, susam yağı, avokado, fıstık yağı bu yağlardan olduğu gibi aynı zamanda yüksek antioksidan ve E vitamini de içerir ki bunlar da kötü kolesterolü ve kalp hastalıklarını önlemek için faydalıdır.
Sadece daha fazla su için.Sadece su içmek kilo vermenize yardım etmeyecektir. Yüksek kalorili, bol şekerli meyve suları ve diyet kolalar yerine su içmek kilo vermenize yardım edecektir. Üstelik aynı zamanda deri kırışıklıkları ve yaşlanmayı da geciktirecektir.
Moda diyetler.Moda diyetler genelde kısa sürer ve kısa süren her şey genelde geri döner, bu kiloyu da kapsıyor hatta çoğu zaman verilenden fazlası alınıyor. Bu diyetler vücudunuzun ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır ve yeme düzensizliklerine sebep olur.
Meyveler şekerlidir ve şeker de kötü.Meyveler liflidir ve lif de çok iyidir. Meyveler aynı zamanda temel vitamin ve mineral kaynaklarıdır. Meyve suyunu, meyvenin yerine koymamalısınız çünkü meyve suyu lif içermez ve daha fazla şekerlidir. En sağlıklı meyveler mango, kivi, elma ve kirazdır.
Ağırlık kaldırırsanız kaslanırsınız. Kaslar, yağlardan fazla kalori yakar ve düzenli olarak ağırlık kaldırmak da- hatta arada kaldırmadığınız günlerde bile. Sadece özel bir egzersiz programı geniş kaslara sebep olur.
Kabuklu yemişler kilo aldırır.Öğün atlamak ve çikolata gibi atıştırmalarla açlığı bastırmaya göre kuru yemişler sağlıklı yağlar içerdikleri gibi, protein, lif, magnezyum ve bakır yönünden de tercih edilmesi gereken kaynaklardır. Küçük porsiyonlarda yendiği sürece vücudunuza kesinlikle zararları değil, yararları olacaklardır.

































