2021: Son Trend Giriş Kapıları:
Bir evin giriş kapısı, misafirlerin veya ev satın alacak kişilerin eve girerken ilk dikkat ettiği şeylerden birisidir. Evinize yatırım yapmak için dış kapınızı değiştirmeyi ve yeni bir giriş kapısı satın almayı düşünüyorsanız doğru yoldasınız demektir. Giriş kapısını yenilemek, diğer tadilatlara göre daha ucuz olacağından dolayı evinizin değerini artırmak için akıllıca bir hareket olacaktır. Bu yazıda, klasikten moderne farklı stil ve bütçelere hitap eden ev dış kapı modelleri ve giriş kapısı örnekleri paylaştık. İşte, evinizin kalitesini ve çekiciliğini artıracak ve size ilham verecek modern dış kapı modelleri…
1. Dış Kapı Renk Trendleri:
Mevcut giriş kapınızı yenilemek için yapabileceğiniz en hızlı ve ucuz yöntem kapınızı basitçe boyamaktır. Öncelikle, kapı tipiniz için uygun üretilmiş bir boya seçmelisiniz. Çelik, fiberglas ve ahşap yüzeyli dış kapılar için uygun boya ve astarlar bulunmaktadır. Ortalama bir kapıyı boyamak için yaklaşık bir litre boya yeterli olacaktır.
Kapıyı boyamak için parlak veya yarı mat/yarı parlak boyalar en dayanıklı olanlarıdır. Parlak boyalar çizilmeye ve darbeye karşı mat boyalara göre daha dayanıklıdır. Ayrıca renkleri daha iyi gösterir ve temizliği daha kolaydır. Dış kapınızı boyarken;
- Kapınızı yerinde boyayabiliyor olsanız bile, daha iyi sonuç almak için kapıyı yerinden çıkarın.
- Eski boya kalıntılarından, pürüzlerden ve oyuklardan kurtulmak için kapıyı hafifçe zımparalayın.
- Astar uygulayın ve kurumasını bekleyin.
- Kuruma esnasında kapınızı koruyun, böylece toz parçacıkları kapıya yapışmaz.
- Ve istediğiniz renk boyayı bir fırça yardımıyla kapınıza 2 kat uygulayın.

Turuncu, modern mimariyi vurgulamak için harika bir dış kapı rengidir.
Canlı yeşil renkli bir dış kapı, hem ahşap hem de beton dış cephe malzemesi ile uyumlu olacaktır.
Evinizin girişinde modern bir görünüm yaratmak istiyorsanız, metal bir dış kapı düşünebilirsiniz. Endüstriyel tasarım trendi ile birlikte öne çıkan siyah çeliğe karşın, bakır ve paslanmaz çelik giriş kapıları da her zaman ön planda kalmaya devam edecektir.
Ahşap ve çelik karışımı dış kapılar; rustikten countrye, modernden el yapımına kadar, neredeyse tüm dekorasyon stilleri için uygundur.
3. Cam Dış Kapı Modelleri:
En son giriş kapısı trendlerinden biri olan cam giriş kapıları; çift kanatlı, katlanır ve yan panelli kapılar gibi farklı modellere sahiptir. Çelik ve ahşap gibi malzemelerle bir arada kullanılabilen bu modern dış kapı modelleri, giriş holüne daha fazla ışık girmesini ve mekanlar arasındaki görsel ilişkiyi sağlamaktadır. Ayrıca, geniş boyutlarda kullanımı ile girişi olduğundan daha ferah göstermektedir.
Klasik bir cam dış kapı, yanlardan ve üstten cam ile çevrelenmiştir.Modern ahşap kapının yanındaki aynalı cam panel ile gizlilik sağlanmıştır. Bu şık cam detay, içeriden dışarıyı gösteren fakat dışarıdan içeriyi göstermeyen özelliğe sahiptir.
Bu evin girişi cam dış kapı ve yan paneller sayesinde olduğundan daha büyük görünmektedir. Ayrıca, buzlu cam kullanılarak, hem mahremiyet hem de içeri bolca ışık girmesi sağlanmıştır.
4. Çelik Izgaralı Dış Kapı Modelleri:
Çelik ızgaralı cam kapı, endüstriyel şıklık arayanlar için ideal bir seçim olacaktır. En son trendlerden biri olan bu kapılar, hemen hemen tüm stiller için uygundur.
Bu kapı şık ve havalı görünümünün yanı sıra, bir eksen etrafında çift yönlü dönebilme özelliği ile oldukça kullanışlıdır.Geleneksel kemerli bir giriş için, modern çizgilere sahip bu çelik ızgaralı dış kapı, oldukça şık ve zarif görünmektedir.
Geniş ve yüksek bir giriş hissi oluşturmak istiyorsanız, dış kapınızın yan ve üst tarafını cam panellerle çevreleyebilirsiniz.
5. Pivot Giriş Kapısı Modelleri:
En havalı kapı trendlerinden birisi de modern pivot kapılardır. Pivot kapılar, merkezi bir eksen etrafında 360 derece dönerek, içeri ve dışarı açılabilir özelliğe sahiptir. Menteşe takmak için uygun yer olmadığında veya kapının standardın üzerinde ağır ve büyük olduğu durumlarda, pivot kapılar kullanılmaktadır. Veya sadece çok havalı oldukları için de tercih edebilirsiniz tabi.
Bu muhteşem giriş kapısı, çelik ızgaralı buzlu cam ile pivot özelliği kullanarak en son trendleri bir araya getirmektedir.Ceviz ağacı, çelik ve camın muhteşem birleşimi, bu büyük ölçekli pivot kapıya adeta heykelsi bir hava katmaktadır.
Ahşap çerçeveli bu pivot kapının ise orta tarafında şeffaf cam kullanılırken, yan panel pencerelerinde buzlu cam kullanılarak görsel geçirgenlik sınırlandırılmıştır.
6. Ahşap Çerçeveli ve Cam Panelli Ev Dış Kapı Modelleri:
Modern görüntüsü ile evinizin mimari değerini artırmak ve içeri bolca ışık girmesini sağlamak için ahşap çerçeveli ve cam panelli giriş kapılarını tercih edebilirsiniz. Mahremiyet sizin için önemliyse, buzlu veya desenli cam panel alternatifleri de bulunmaktadır.
Bu koyu renk çerçeveli ön kapının cam panelleri, içeri bol miktarda ışık alarak evin girişini aydınlatmaktadır.Özel desenli cam panel, ahşap dış kapıya hem güzel bir doku katmakta hem de gizliliği sağlamaktadır.
Kaynak:
Okul öncesi çocukların yüzde 3'ünde kabızlık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Ayşegül Parlak, "Bebeklerde en sık nedenler arasında annenin kabız olması ve az su tüketimi, ek gıdaya başlandığı dönem, tuvalet alışkanlığı kazandırılması aşamasında, fazla inek sütü tüketmesi, kan ilacı kullandığı dönemde görebiliyoruz" dedi.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşegül Parlak, "Konstipasyon yani kabızlığın hem çocuk hem de ailesinin yaşam kalitesini bozan büyük bir sorun. Okul öncesi çocukların yaklaşık yüzde 3ünde, okul çağındaki çocukların ise yüzde 1 ile 2sinde kabızlık görülüyor. Dışkılamada zorluk veya gecikme kabızlık olarak ifade edilse de tanı kriteri olarak; haftada 3ten daha az sayıda dışkılaması, dışkının sert ve parça parça olması, dışkılama sırasında zorlanarak ve ağrı çekme şikayetlerinin olması gerekiyor. Kabız bebeklerde huzursuzluk, karında şişlik, sürekli ağlama, sert kakaya bağlı makatta çatlak görülürken daha büyük çocuklarda karın ağrısı, makattan kan gelmesi, dışkı kaçırma, idrar yolu enfeksiyonları ve iştahsızlık görülür. Çocukluk döneminde ise yanlış beslenme, hormonal ve metabolik bozukluklar, tuvalet alışkanlığı kazandırma, tuvaleti erteleme, bağırsakta veya onu uyaran sinirlerde bozukluk, kullanılan ilaçlar ve psikolojik nedenlere bağlı kabızlık görülüyor" ifadelerini kullandı.
Pilav, makarna, fastfood, patatese dikkat!
Çocuklarda kabızlığın en sık ek gıdaya geçiş ve tuvalet alışkanlığının kazandırılması dönemlerinde görüldüğüne dikkati çeken Dr. Parlak, şöyle devam etti:
Bebeklerde en sık nedenler arasında annenin kabız olması ve az su tüketimi, ek gıdaya başlandığı dönem, tuvalet alışkanlığı kazandırılması aşamasında, fazla inek sütü tüketmesi, kan ilacı kullandığı dönemde görebiliyoruz. Çocuklarda az su tüketimi, lifli besinler yerine abur cubur, bol karbonhidratlı ve fastfood tarzı beslenme bozukluklarında kabızlık görebiliyoruz. Özellikle pilav, makarna, pirinç lapası, patates, muz, fazla süt tüketimi de kabızlığa neden olabiliyor. Bağırsakta darlık veya tıkanıklık gibi anatomik bozukluklar ile serebral palsi, omurilik tümörü gibi bağırsağı uyaran sinirlerde hasar durumunda görebiliyoruz. Makatta yırtık ya da darlık hastanın dışkılamayı ertelemesine o da kabızlığa neden olmaktadır. Tiroit bezinin az çalışması gibi hormonal bozukluklarda kabızlık artabiliyor. Oyun veya çizgi film izleyen çocuklar tuvalet ihtiyacını ertelemektedir. Aile içinde sorunlar, anne ile babası boşanması aşamasında, yeni kardeş veya yeni okula başlama gibi nedenler psikolojik sebepleri oluşturuyor.
Gerekirse pedagog desteği alınmalı
Hastanın hikayesi, dışkılama özellikleri, beslenme düzeni, kabızlığın başlama zamanı ve kabızlığa eşlik eden şikayetlere yol gösterecegini söyleyen Uzm. Dr. Ayşegül Parlak, "Anarectal bölgenin elle muayenesi yapılabilir. Tetkik olarak; düz karın grafisi, rectal bölgeye endoskopi, dışkılamanın grafi olarak değerlendirilmesi ve biyopsi tanıyı koymada yardımcıdır. Tiroit, diyabet, çölyak gibi hormonal ve metabolik bozukluklar için kan tetkiki istenir. Öncelikle aile ve çocuğa kabızlık hakkında bilgi verilmeli, tedavisinin mümkün olduğu ve sabır ile üstesinden gelinebileceği anlatılmalıdır. Hormonal veya metabolik bozukluk varsa tedavisi düzenlenmelidir. Psikolojik bozukluk durumunda aile ve öğretmenleri ile konuşup çocukla beraber sorunu çözmeye yönelik adımlar atılmalı. Gerekirse pedagojik destek sağlanmalıdır diye konuştu.
Bu önerileri uygulayabilirsiniz
Kabızlıkta öncelikle beslenme alışkanlığının düzeltilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Parlak, şu tavsiyelerde bulundu:
Bol bol su ve sıvı gıdalar ile lif ağırlıklı sebze-meyve tüketilmeli. Abur cubur, fast food tarzı beslenme diyetten çıkarılmalı. Kabızlık yapan besinlerin porsiyonu azaltılıp daha az yenmelidir. Fazla süt ve süt ürünleri tüketimini önermiyoruz. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek, pilav-makarna yerine bulgur pilavı yemesini öneriyoruz. Gün içinde bağırsak hareketlerini uyaracak egzersizler yapılabilir. Çocukların aktivite yapmaları desteklenmelidir. Tuvalet düzeni oluşturulmalı, tuvaleti ertelememesi konusunda çocukla konuşulmalıdır. Her sabah kahvaltıdan sonra ihtiyacı olmasa da 5 dakika tuvalette oturup ıkınması öneriliyor. Böylelikle dışkılama alışkanlığı kazanacak. Bebeklerde beslenmeden 1 saat önce masaj yapılabilir. Ilık banyo yaptırmak veya gövdesine kadar ılık su dolu kovaya sokmak yararlı olacaktır. Ek gıdaya başladıysa erik, elma, armut verilebilir. Düzenli ve ağrısız dışkılaması için doktorun önerisi ile şurup, lavman ve kremler kullanılabilir.
Topuk çatlağı deyip geçmeyin! Tedavi edilmediğinde enfeksiyon bütün vücuda yayılabilir.
TOPUK ÇATLAĞININ OLUŞMA SEBEBİ NEDİR?
Cildin elastikiyeti kalmadığı zaman, aşırı derecede kuruma başlayan ve gerginlik oluşan her yerde topuk çatlağı oluşur. Vücut ağırlığımızın büyük bir bölümü topuğa doğru baskı yapıyorsa, bu baskı neticesinde gerilme çok daha fazla yaşanır. Dolayısıyla topuğun dış kenarlarında bir takım küçük yarılmalar görülür.
Topuk çatlaklarına bakım yapılmazsa ciddi sorunlar haline gelebilir. Özellikle diyabet ayaklarda, topuk çatlakları önemli yaraların oluşmasına sebep olur.
TOPUK ÇATLAĞI NE GİBİ SORUNLARA SEBEP OLUR?
Bu çatlaklar sonuçta deri yırtıkları olduğu için, içeriye birçok bakterinin, parazitlerin, virüslerin girişine fırsat verir.
Dolayısıyla o bölgede topuk çatlağı dışında ekstra farklı problemler karşılar. Bunlar enfeksiyon, farklı bulaşıcı hastalıklar olabilir. Deri yırtıklarının içerisinde mantar gibi birçok deri hastalığı da olabilir. Bu yüzden deri yırtıkları fark edildiği zaman tedavi edilmesi gerekir.
Özellikle diyabet ayaklarda deri yırtıkları çok daha fazla önem kazanır. Çünkü bu kişilerde deri yırtığının kapanması çok kolay değildir.
TOPUK ÇATLAĞI OLUŞUMUNU ÖNLEMEK İÇİN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?
Topuk çatlağı oluşmaması için öncelikle ayakların nem seviyesi ve cildin elastikiyeti çok önemlidir. Derideki çatlakları önlemek için, derinin etrafındaki sertleşmeleri temizlemek, daha sonra da o kişinin ayağına uygun nemlendiricilerle nem seviyesini arttırıp çatlamayı önlemek gerekir.
TOPUK ÇATLAĞI OLAN KİŞİLER AYAK BAKIMINI NASIL YAPMALIDIR?
Öncelikle topuğun nemlendirilmesi ile işe başlanabilir. Bunun için cildi hazırlamak gerekir.
Yaklaşık 38 derece sıcaklığında ılık bir suya, ayak banyo tozunu ya da deniz tuzunu dökerek ayağı 20 dakika kadar bekletmek faydalı olacaktır. Ardından aşırı kabuklaşmış tabakalar ponza taşıyla fazla baskı yapılmadan temizlenmelidir. Sonrasında yumuşatıcı kremleri sürüp, üzerine de çorap giyerek, nemlendiricinin cildin içerisine daha fazla nüfus etmesini sağlayabilirsiniz.
TEDAVİ EDİLMEYEN TOPUK ÇATLAKLARI NE GİBİ SORUNLARA SEBEP OLUR?
Topuk çatlakları tedavi edilmezse, deri yırtıkları daha derin hale gelir ve tedavisi daha uzun sürer. Yırtıklar ne kadar büyük ve çoksa, bakteri ve mikropların içeri girme ihtimali de artar. Dolayısıyla da ayak şişmeler, enfeksiyonun bütün vücuda yayılması gibi hiç beklenmeyen sorunlarla karşılaşılabilir. O yüzden topuk çatlağının derhal tedavi edilmesi gerekir. Topuk çatlağı mevcutken de mutlaka iyi steril edilmelidir.
TOPUK ÇATLAĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Topuk çatlağının olduğu bölge, özellikle topuğun dışa doğru dönen kısmındadır. Topuk çatlakları cildin nem seviyesi azaldığında ve aşırı derecede kuruma başladığında ortaya çıkar. Bu gerginlikle birlikte topuğun dışa dönen kısımlarında bir takım deri yırtıkları gerçekleşir.
Öncelikle çatlağın olduğu bölgede kuru tabakaların temizlenmesi gerekir. Daha sonra çatlakların etrafındaki kuru tabakalar temizlenir. Böylece çatlağın yarılmasına daha çok sebep olan kuruma ve gerilme tedavi edilir. Tüm bu çalışmalar yapılırken antiseptik ürünler kullanılır. Çatlağın ne kadar hızlı kapanması isteniyorsa, bölgenin o kadar çok iyi korunması lazımdır.






































































