Salatalarınıza, yemeklerinize lezzet katan maydanoz… Antioksidan zengini, bol lifli, vitamin ve mineral deposu… Uzmanlar tarafından bolca tüketilmesi tavsiye edilen ve 100 gramı 36 kalori olan maydanozun yaprakları kolesterol ile yağ içermiyor. Maydanoz; A, C, E ve K vitaminleri ile B9 vitamini, yani folikasitin de iyi bir kaynağı. Aynı zamanda kalsiyum, potasyum ve demir minerallerinden de zengin.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gözde Gence, maydanozun yaşamsal önem taşıyan faydalarını anlattı ve önemli uyarılarda bulundu.
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor
Maydanoz denilince akla ilk olarak bağışıklık sistemi geliyor. İçeriğindeki A, C, K vitaminleri ilefolat bağışıklık sisteminizi güçlendirirken, A vitamini aynı zamanda lenfosit ve beyaz kan hücreleri üzerinde doğrudan etkili oluyor.
Vücuttaki ödemi atıyor
Sağlıklı bir vücut, sıvıyı muhafaza ediyor. Ancak ödem gibi sıvı birikmesi sonucunda vücut şişiyor. Ödem sorununuz varsa birkaç çay kaşığı maydanoz suyu bile rahatlamanızı sağlıyor. 1 bardak kaynar suya maydanoz saplarını ekleyin. Maydanoz suyu toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olacak.
İdrar söktürüyor
Maydanozun içeriğindeki flavonglikozidinden dolayı idrar söktürücü etkisi bulunuyor. Bu sayede maydanoz, böbrek taşı, safra kesesi ve enfeksiyonlarının tedavisinde yardımcı oluyor.
Kalp hastalıklarından ve kanserden koruyor
A vitamininin öncül maddesi beta karoten ve C vitamini içeriğinden dolayı antioksidan özelliğe sahip olan maydanoz serbest radikallerin oluşumunu engelliyor. Maydanoz aynı zamanda kalp sağlığı ve kansere karşı da koruyucu etki gösteriyor. Folik asit içeriği sayesinde kalp dostu olarak nitelendiriliyor, çünkü kalp krizi riskini artıran homosisteinmiktarının azalmasında yardımcı oluyor.
Diüretik etkisi sayesinde tansiyon düşürücü etkisi bulunuyor. Glutatyontransferaz enzimini aktive ederek, oksitlenmiş moleküllerle savaşarak kansere karşı koruyucu fonksiyon üstleniyor. Ayrıca içerindeki K vitamini ve demir bakımından zengin olan maydanoz, vücuttan toksinlerin atılması sağlıyor ve kanı temizliyor. Karaciğeri zehirli maddelerden temizlemek için de yardımcı oluyor.
Kan şekerini düşürüyor
Araştırmalara göre, maydanozun diyabeti olan hastalarda kan şekeri düzeyini düşürmeye yardımcı olduğu kanıtlandı. Ancak araştırmalar sürüyor.
Maydanoz Zayıflatıyor!
Diş ve diş eti hastalıklarına karşı koruyucu görev görüyor. Ağız kokusunun giderilmesinde de etkili oluyor
Mide bulantısını dindiriyor
Maydanoz ciddi bir hastalığın nedeni olmadığı takdirde mide bulantısına iyi geliyor.Yaprakları ve sapı antiseptik olan maydanozun gaz giderici etkisi de mevcut.
Artritin kontrolünü sağlıyor
Maydanozun beta karoten ve C vitamini içeriği sayesinde anti-inflamatuar özelliği bulunuyor. Böylelikle artrit kontrolünde önemi fayda sağlıyor.
Retina sağlığı için de önemli
Maydanoz içeriğindeki beta karotensayesinde ileri yaştaki kişilerde retina sağlığını koruyor. A vitaminin iyi kaynağı olan maydanoz göz sağlığını koruyucu etki gösteriyor.
Anti bakteriyel özelliğe sahip
Klorofil içeren maydanozantibakteriyel özelliğe de sahip. Bu sayede ağız kokusunun önlenmesinde yardımcı besindir.
Aşırıya kaçmayın!
Maydanozu tüketmenin de bir sınırı olmalı. Çünkü fazla tüketildiğinde sağlık problemleri görülebiliyor. 10 sap maydanoz C vitamini ihtiyacının yarısını karşılıyor. 60 ml’den fazla maydanoz suyu içmemeye dikkat edin.
• Hamilelik ve emzirme döneminde maydanozun aşırı tüketiminden kaçının. Fazla tüketim, hamilelik döneminde kasılmaları artıracağı gibi riskli olabiliyor.Emzirme döneminde de diüretik etkisi nedeniyle süt salgısının azalmasına yol açabiliyor.
• Ciltte döküntüye ve cildin güneşe ekstra hassas hale gelmesine yol açabiliyor.
• Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız, dikkatli olun. Çünkü içeriğindeki K vitamini ile ilaç etkileşiyor. Kanın pıhtılaşmasında rol oynayan K vitamini bazı ilaçların etkisini azaltıyor.
• Kan basıncını yükseltebildiği için hipertansiyon hastası iseniz maydanoz tüketimini sınırlandırmanız önemli.
• Maydanoz suyu detoks programlarında yer alsa da dikkatli olun. Zayıflamak uğruna bilinçsizce aşırı miktarda tüketilen maydanoz suyu diüretik etkisi
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gözde Gence, maydanozun yaşamsal önem taşıyan faydalarını anlattı ve önemli uyarılarda bulundu.
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor
Maydanoz denilince akla ilk olarak bağışıklık sistemi geliyor. İçeriğindeki A, C, K vitaminleri ilefolat bağışıklık sisteminizi güçlendirirken, A vitamini aynı zamanda lenfosit ve beyaz kan hücreleri üzerinde doğrudan etkili oluyor.
Vücuttaki ödemi atıyor
Sağlıklı bir vücut, sıvıyı muhafaza ediyor. Ancak ödem gibi sıvı birikmesi sonucunda vücut şişiyor. Ödem sorununuz varsa birkaç çay kaşığı maydanoz suyu bile rahatlamanızı sağlıyor. 1 bardak kaynar suya maydanoz saplarını ekleyin. Maydanoz suyu toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olacak. İdrar söktürüyor
Maydanozun içeriğindeki flavonglikozidinden dolayı idrar söktürücü etkisi bulunuyor. Bu sayede maydanoz, böbrek taşı, safra kesesi ve enfeksiyonlarının tedavisinde yardımcı oluyor.
Kalp hastalıklarından ve kanserden koruyor
A vitamininin öncül maddesi beta karoten ve C vitamini içeriğinden dolayı antioksidan özelliğe sahip olan maydanoz serbest radikallerin oluşumunu engelliyor. Maydanoz aynı zamanda kalp sağlığı ve kansere karşı da koruyucu etki gösteriyor. Folik asit içeriği sayesinde kalp dostu olarak nitelendiriliyor, çünkü kalp krizi riskini artıran homosisteinmiktarının azalmasında yardımcı oluyor.
Diüretik etkisi sayesinde tansiyon düşürücü etkisi bulunuyor. Glutatyontransferaz enzimini aktive ederek, oksitlenmiş moleküllerle savaşarak kansere karşı koruyucu fonksiyon üstleniyor. Ayrıca içerindeki K vitamini ve demir bakımından zengin olan maydanoz, vücuttan toksinlerin atılması sağlıyor ve kanı temizliyor. Karaciğeri zehirli maddelerden temizlemek için de yardımcı oluyor.
Kan şekerini düşürüyor
Araştırmalara göre, maydanozun diyabeti olan hastalarda kan şekeri düzeyini düşürmeye yardımcı olduğu kanıtlandı. Ancak araştırmalar sürüyor.
Maydanoz Zayıflatıyor!
Diş ve diş eti hastalıklarını önlüyor
Diş ve diş eti hastalıklarına karşı koruyucu görev görüyor. Ağız kokusunun giderilmesinde de etkili oluyorMide bulantısını dindiriyor
Maydanoz ciddi bir hastalığın nedeni olmadığı takdirde mide bulantısına iyi geliyor.Yaprakları ve sapı antiseptik olan maydanozun gaz giderici etkisi de mevcut.
Artritin kontrolünü sağlıyor
Maydanozun beta karoten ve C vitamini içeriği sayesinde anti-inflamatuar özelliği bulunuyor. Böylelikle artrit kontrolünde önemi fayda sağlıyor.
Retina sağlığı için de önemli
Maydanoz içeriğindeki beta karotensayesinde ileri yaştaki kişilerde retina sağlığını koruyor. A vitaminin iyi kaynağı olan maydanoz göz sağlığını koruyucu etki gösteriyor.
Anti bakteriyel özelliğe sahip
Klorofil içeren maydanozantibakteriyel özelliğe de sahip. Bu sayede ağız kokusunun önlenmesinde yardımcı besindir.
Aşırıya kaçmayın!
Maydanozu tüketmenin de bir sınırı olmalı. Çünkü fazla tüketildiğinde sağlık problemleri görülebiliyor. 10 sap maydanoz C vitamini ihtiyacının yarısını karşılıyor. 60 ml’den fazla maydanoz suyu içmemeye dikkat edin.
• Hamilelik ve emzirme döneminde maydanozun aşırı tüketiminden kaçının. Fazla tüketim, hamilelik döneminde kasılmaları artıracağı gibi riskli olabiliyor.Emzirme döneminde de diüretik etkisi nedeniyle süt salgısının azalmasına yol açabiliyor.
• Ciltte döküntüye ve cildin güneşe ekstra hassas hale gelmesine yol açabiliyor.
• Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız, dikkatli olun. Çünkü içeriğindeki K vitamini ile ilaç etkileşiyor. Kanın pıhtılaşmasında rol oynayan K vitamini bazı ilaçların etkisini azaltıyor.
• Kan basıncını yükseltebildiği için hipertansiyon hastası iseniz maydanoz tüketimini sınırlandırmanız önemli.
• Maydanoz suyu detoks programlarında yer alsa da dikkatli olun. Zayıflamak uğruna bilinçsizce aşırı miktarda tüketilen maydanoz suyu diüretik etkisi
Aşırı sıcak hava ve yüksek nem oranı, çoğu zaman sağlığı ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Ancak oldukça basit ve eğlenceli yöntemlerle yaz aylarında da sağlığını koruyabilirsin.
Yaşam kalitesi kişiden kişiye ve hatta kişinin kendi hayatı içerisinde bile değişiklik gösteren bir kavram. Genel olarak bakıldığında beklentiler ile yaşananlar arasındaki denge, yaşam kalitesinin en önemli kuralıdır. Yaşananların beklentileri karşılaması yaşamın kaliteli olduğu anlamına geliyor. Hayatımızın kaliteli ve sağlıklı olabilmesi için yemek alışkanlıklarımızdan hayat tarzımıza kadar birçok faktöre özellikle dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü hayatımıza kattığımız birçok olumsuz etken sağlığımızı bozmak için alarmda bekliyor ve vücudun zayıf bir anında hastalıklarla karşımıza çıkıyor. Aşırı sıcak havalar, fazla kilo, hareketsiz yaşam, zaman darlığı, yorgunluk ve aile içi sorunlar yaşam kalitesini bozan ve çok da uzun olmayan bir vadede sağlığı bozan etkenler arasında yer alıyor. Bu etkenleri hayatımızdan çıkartmanın yaz aylarında çok daha kolay olduğunu söyleyen Acıbadem Bodrum Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. H. Zafer Hasçelik, sağlıklı bir yaşam için özel önerilerde bulunuyor.
Suda jimnastik yapmak: Suyla tedavi tarih öncesi çağlardan beri uygulanan çok önemli bir yöntem. Bu nedenle suyu mutlaka hayatına sok. Suyun direnci ve kaldırma kuvveti havaya göre çok daha yüksektir. Vücuda temas eden su, hücrelerde yenilenme ve kaslarda gevşeme sağlar. Yüzmesen bile günde 45 dakikadan, haftada üç gününü mutlaka su içinde hareketle geçir. Bu sayede hem spor yapmış hem de suyun gençleştirme özelliğinden faydalanmış oluyorsun.
Su altına dalmak: Su altı yüksek basınçlı bir ortam ve yüksek basınç, dokulara normalden çok daha fazla oksijen gitmesini sağlıyor. Bu sayede de hücrelerde oksijen depolanıyor. Yüzme sırasında sağlanan tazelenme etkisi, su altında yüksek basıncın bu özelliği sayesinde çok daha yüksek yaşanıyor. Şuur bulanıklığı, ateşli hastalık ya da psikotropik ilaç kullanan kişiler hariç herkes dalış yapabilir. Hatta astım ya da kronik akciğer hastalığı bulunan kişilere de düzenli egzersiz ortamı sağlaması ve hücre yenilenmesine katkıda bulunması sebebiyle tedavilerine destek olabiliyor. Ayrıca kapalı ortamda nefes alamama korkusu yaşayanlar dalma sayesinde bu korkularını yenebiliyor.
Dans etmek: Dans hem bir spor olması hem de mutluluk vermesi nedeniyle sağlığa son derece faydalıdır. Özellikle de eşli yapılan danslar vücuda ekstra enerji verir. Dans sırasında vücut mutluluk hormonu salgılar, eşli yapılan danslarda ayrıca dayanışma duygusu da ön plana çıktığı için sağlanan fayda daha da artar.
Öğle saatlerini kapalı ortamda geçirmek: Özellikle ozon tabakasının incelmesi ve hatta delinmesinin ardından güneş ışınlarının olumsuz etkilerinden korunmak hiç kolay değil. Güneş ışınlarında zengin olan UV ışınları, DNA yapısının bozulmasına, dolayısıyla da bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve otoimmün hastalıklara, cilt kanseri oluşumuna zemin hazırlar. Bu nedenle güneşin dik olarak geldiği 11.00- 15.00 saatleri arasında kesinlikle dış ortamlarda bulunmamalısın.
Kişiye özel beslenme: Yaz aylarında hemen hemen herkeste bir diyet çılgınlığı yaşanıyor. Zayıflamak ve sağlıklı bir vücutla yaza girmek elbette çok güzel. Ancak zayıflamak uğruna şok diyetler yapmak, vücuda yarardan çok zarar getiriyor. Bu nedenle diyetini kendine özel bir şekilde programla ve bunu bütün bir yıla yay.
Günde 15 dakika güneşlenmek: Vücudun D Vitamini ihtiyacını karşılamak için güneş şart. Sabah erken ya da akşamüzeri saatlerde güneşten faydalanmak önemlidir. D Vitamini sentezi açısından günde 15 dakika, 15- 20 gün boyunca güneşlenmek, bütün bir yıla yetiyor. Bu sayede D Vitamini eksikliği nedeniyle ortaya çıkan kemik erimesi sorunu büyük ölçüde engellenebiliyor. Tatil yaptığın gün sayısına göre güneşlenme dönemini genişletebilirsin.
Bahçeyle uğraşmak, alışverişe yürüyerek gitmek: Kış aylarında yaza göre çok daha hareketsiz bir yaşam sürüyoruz. Yaz mevsimi sana daha fazla hareket edebilmek için önemli fırsatlar sunar. Egzersiz denildiğinde aklına illa ki koşu, yüzme ya da tenis oynamak gelmesin. Bahçeyle uğraşmak ya da alışverişe yürüyerek gitmek bile rutin olarak yapıldığında vücudunun dinç kalmasını sağlayabiliyor. Bu nedenle özellikle tatil döneminde arabanı hayatından çıkar ve mümkün olan her yere yürüyerek git.
Hobilere zaman ayırmak: Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar sürekli zamana karşı bir yarış içinde oluyor. Zamana karşı yarışmak da kaygı düzeyini artırarak yaşam kalitesini düşürüyor. Tatilde saatini kolundan çıkar ve kendine zaman yarat. Kış aylarında yapamadığın hobilerini bu dönemde gerçekleştirebilirsin. Bu sayede sen farkına bile varmadan kendini yenilemiş olursun.
Pazardan kırmızı ve yeşil sebze almak: Yaz döneminde beslenmene dikkat et. Mümkün olduğu kadar organik pazardan alışveriş yap. Kaynağından alınan sebze ve meyvelerin sana ulaşma süresi besin değerlerini de etkiliyor. Pazarlarda bu süre azdır. Bu nedenle de sebze ve meyvelerin besin değerleri marketlere göre daha yüksek. Yaz mevsiminde bol bol kırmızı ve yeşil sebze-meyve yemende fayda var.
Gece saatlerini uykuya ayırmak: Sağlıklı bir yaşam için uyku düzeni çok önemli. Günün 7-8 saatini mutlaka uykuya ayır. Ancak uyku saatlerine de özen göster. Sağlıklı uyku, gece uykusudur. Sabaha karşı yatıp öğle saatlerinde uyanmanın vücuda hiçbir faydası yok, aksine zararı var. Vücudun uykuya geçmek istediği gece saatlerinde efor sarf etmek, hormonların hareketlenmeye başladığı sabah saatlerinde ise uyumak, vücutta çatışma çıkmasına neden olur. Bu da vücuda zarar verir
Yaşam kalitesi kişiden kişiye ve hatta kişinin kendi hayatı içerisinde bile değişiklik gösteren bir kavram. Genel olarak bakıldığında beklentiler ile yaşananlar arasındaki denge, yaşam kalitesinin en önemli kuralıdır. Yaşananların beklentileri karşılaması yaşamın kaliteli olduğu anlamına geliyor. Hayatımızın kaliteli ve sağlıklı olabilmesi için yemek alışkanlıklarımızdan hayat tarzımıza kadar birçok faktöre özellikle dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü hayatımıza kattığımız birçok olumsuz etken sağlığımızı bozmak için alarmda bekliyor ve vücudun zayıf bir anında hastalıklarla karşımıza çıkıyor. Aşırı sıcak havalar, fazla kilo, hareketsiz yaşam, zaman darlığı, yorgunluk ve aile içi sorunlar yaşam kalitesini bozan ve çok da uzun olmayan bir vadede sağlığı bozan etkenler arasında yer alıyor. Bu etkenleri hayatımızdan çıkartmanın yaz aylarında çok daha kolay olduğunu söyleyen Acıbadem Bodrum Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. H. Zafer Hasçelik, sağlıklı bir yaşam için özel önerilerde bulunuyor.
Suda jimnastik yapmak: Suyla tedavi tarih öncesi çağlardan beri uygulanan çok önemli bir yöntem. Bu nedenle suyu mutlaka hayatına sok. Suyun direnci ve kaldırma kuvveti havaya göre çok daha yüksektir. Vücuda temas eden su, hücrelerde yenilenme ve kaslarda gevşeme sağlar. Yüzmesen bile günde 45 dakikadan, haftada üç gününü mutlaka su içinde hareketle geçir. Bu sayede hem spor yapmış hem de suyun gençleştirme özelliğinden faydalanmış oluyorsun.
Su altına dalmak: Su altı yüksek basınçlı bir ortam ve yüksek basınç, dokulara normalden çok daha fazla oksijen gitmesini sağlıyor. Bu sayede de hücrelerde oksijen depolanıyor. Yüzme sırasında sağlanan tazelenme etkisi, su altında yüksek basıncın bu özelliği sayesinde çok daha yüksek yaşanıyor. Şuur bulanıklığı, ateşli hastalık ya da psikotropik ilaç kullanan kişiler hariç herkes dalış yapabilir. Hatta astım ya da kronik akciğer hastalığı bulunan kişilere de düzenli egzersiz ortamı sağlaması ve hücre yenilenmesine katkıda bulunması sebebiyle tedavilerine destek olabiliyor. Ayrıca kapalı ortamda nefes alamama korkusu yaşayanlar dalma sayesinde bu korkularını yenebiliyor.
Dans etmek: Dans hem bir spor olması hem de mutluluk vermesi nedeniyle sağlığa son derece faydalıdır. Özellikle de eşli yapılan danslar vücuda ekstra enerji verir. Dans sırasında vücut mutluluk hormonu salgılar, eşli yapılan danslarda ayrıca dayanışma duygusu da ön plana çıktığı için sağlanan fayda daha da artar.
Öğle saatlerini kapalı ortamda geçirmek: Özellikle ozon tabakasının incelmesi ve hatta delinmesinin ardından güneş ışınlarının olumsuz etkilerinden korunmak hiç kolay değil. Güneş ışınlarında zengin olan UV ışınları, DNA yapısının bozulmasına, dolayısıyla da bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve otoimmün hastalıklara, cilt kanseri oluşumuna zemin hazırlar. Bu nedenle güneşin dik olarak geldiği 11.00- 15.00 saatleri arasında kesinlikle dış ortamlarda bulunmamalısın.
Kişiye özel beslenme: Yaz aylarında hemen hemen herkeste bir diyet çılgınlığı yaşanıyor. Zayıflamak ve sağlıklı bir vücutla yaza girmek elbette çok güzel. Ancak zayıflamak uğruna şok diyetler yapmak, vücuda yarardan çok zarar getiriyor. Bu nedenle diyetini kendine özel bir şekilde programla ve bunu bütün bir yıla yay.
Günde 15 dakika güneşlenmek: Vücudun D Vitamini ihtiyacını karşılamak için güneş şart. Sabah erken ya da akşamüzeri saatlerde güneşten faydalanmak önemlidir. D Vitamini sentezi açısından günde 15 dakika, 15- 20 gün boyunca güneşlenmek, bütün bir yıla yetiyor. Bu sayede D Vitamini eksikliği nedeniyle ortaya çıkan kemik erimesi sorunu büyük ölçüde engellenebiliyor. Tatil yaptığın gün sayısına göre güneşlenme dönemini genişletebilirsin.
Bahçeyle uğraşmak, alışverişe yürüyerek gitmek: Kış aylarında yaza göre çok daha hareketsiz bir yaşam sürüyoruz. Yaz mevsimi sana daha fazla hareket edebilmek için önemli fırsatlar sunar. Egzersiz denildiğinde aklına illa ki koşu, yüzme ya da tenis oynamak gelmesin. Bahçeyle uğraşmak ya da alışverişe yürüyerek gitmek bile rutin olarak yapıldığında vücudunun dinç kalmasını sağlayabiliyor. Bu nedenle özellikle tatil döneminde arabanı hayatından çıkar ve mümkün olan her yere yürüyerek git.
Hobilere zaman ayırmak: Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar sürekli zamana karşı bir yarış içinde oluyor. Zamana karşı yarışmak da kaygı düzeyini artırarak yaşam kalitesini düşürüyor. Tatilde saatini kolundan çıkar ve kendine zaman yarat. Kış aylarında yapamadığın hobilerini bu dönemde gerçekleştirebilirsin. Bu sayede sen farkına bile varmadan kendini yenilemiş olursun.
Pazardan kırmızı ve yeşil sebze almak: Yaz döneminde beslenmene dikkat et. Mümkün olduğu kadar organik pazardan alışveriş yap. Kaynağından alınan sebze ve meyvelerin sana ulaşma süresi besin değerlerini de etkiliyor. Pazarlarda bu süre azdır. Bu nedenle de sebze ve meyvelerin besin değerleri marketlere göre daha yüksek. Yaz mevsiminde bol bol kırmızı ve yeşil sebze-meyve yemende fayda var.
Gece saatlerini uykuya ayırmak: Sağlıklı bir yaşam için uyku düzeni çok önemli. Günün 7-8 saatini mutlaka uykuya ayır. Ancak uyku saatlerine de özen göster. Sağlıklı uyku, gece uykusudur. Sabaha karşı yatıp öğle saatlerinde uyanmanın vücuda hiçbir faydası yok, aksine zararı var. Vücudun uykuya geçmek istediği gece saatlerinde efor sarf etmek, hormonların hareketlenmeye başladığı sabah saatlerinde ise uyumak, vücutta çatışma çıkmasına neden olur. Bu da vücuda zarar verir
Özellikle kadınlar tarafından kırışıklıkları yok etmek ve ilerlemesini önlemek için kullanılan botoks, yaşlanma etkilerini kaldırmak için en sık kullanılan basit estetik müdahale sayılıyor. Peki her isteyen botoks yaptırabilir mi? Kimler botoks yaptırabilir?
Vücudunuzdaki kasları gevşetmek amacıyla kullanılan botox artık sadece güzelleşme amacıyla değil tıbbın değişik alanlarındada kullanılmakta. Botoks yaptırmanın insan sağlığına belirli bir zararı olmadığı belirtilse de botoks için en uygun yaş 18-65 aralığı. 65 yaşından sonra yüzdeki çizgiler derinleşmeye başlıyor ve botoks etki edemiyor.

Kalıcı ya da geçici yüz felci geçirmiş kişiler de güvenle botoks yaptırabilirler. Bu tip hastalarda yüzde meydana gelen asimetrik görünüm botoks uygulanarak giderilebilmektedir.

Dermatoloji uzmanı Dr. Filiz Özgür Çavuş, hamile olan veya bebek emziren kadınların enjeksiyonları yaptırmak için beklemeleri gerektiğini öneriyor. Aynı zamanda "Nöromüsküler rahatsızlıkları veya kanama problemi olanlar, tedavi yapılması istenilen bölgede deri hastalıkları olanlar botoks enjeksiyonları için uygun adaylar değildir." diyor.
Vücudunuzdaki kasları gevşetmek amacıyla kullanılan botox artık sadece güzelleşme amacıyla değil tıbbın değişik alanlarındada kullanılmakta. Botoks yaptırmanın insan sağlığına belirli bir zararı olmadığı belirtilse de botoks için en uygun yaş 18-65 aralığı. 65 yaşından sonra yüzdeki çizgiler derinleşmeye başlıyor ve botoks etki edemiyor.
Kalıcı ya da geçici yüz felci geçirmiş kişiler de güvenle botoks yaptırabilirler. Bu tip hastalarda yüzde meydana gelen asimetrik görünüm botoks uygulanarak giderilebilmektedir.
Dermatoloji uzmanı Dr. Filiz Özgür Çavuş, hamile olan veya bebek emziren kadınların enjeksiyonları yaptırmak için beklemeleri gerektiğini öneriyor. Aynı zamanda "Nöromüsküler rahatsızlıkları veya kanama problemi olanlar, tedavi yapılması istenilen bölgede deri hastalıkları olanlar botoks enjeksiyonları için uygun adaylar değildir." diyor.

























































