Ne kadar seksi ve güzel olduklarını tekrar söylemeye gerek var mı bilmiyoruz. Ancak bu kadar kısa sürede hamilelik kilolarını nasıl verdiklerini kendi ağızlarından duyun istedik!
Miranda Kerr
Tüm anneler arasında hamilelikten en çok fayda sağlayan heralde Miranda Kerr'dir. İnce vücudu hamilelik sonrasında kadınsı hatlara kavuştu ve hareketleri daha zarif bir hale geldi.
Miranda Kerr, doğum sonrası podyuma çıkması istenildiğinde çok şaşırmış. Bunun büyük bir onur olduğunu belirtiyor. Ünlü "melek" fazla kilolarından pilates, yoga ve sıkı egzersizler yardımıyla kurtulmuş. Kerr, özellikle evde yapabileceği egzersizleri tercih ettiğini belirtiyor. " Çok az zamanım olmasına rağmen her gün egzersiz yapmaya özen gösteriyorum. Oğlum ve oyuncaklarıyla oynarken bir taraftan da egzersiz yapıyorum" diyor.
Miranda Kerr, sıkı egzersiz programlarının yanı sıra düzenli beslenmenin de önemini vurguluyor.Kahvaltıda taze meyveli bir yoğurt, yumurta ve çavdar ekmeğinden vazgeçmiyor. Öğle yemeğinde ton balıklı salata ve yeşil çay tercih eden model, akşam için sebze ve balık ızgara yiyor.
Alessandra Ambrosio
Doğum yapmasından bu yana 3 yıl geçen Alessandra Ambrosio, eski fit görünüme çok çabuk dönmüştü. Ancak yeni halini çok daha sevdiği belli oluyor. Ünlü model, "Vücudumla şimdi gerçekten gurur duyuyorum. Yaşlandıkça vücudumuz değişiyor ve ben bunun farkındayım. Artık bir kız değil kadın olduğumu hissediyorum," diyor.
Genç annenin şova hazırlığı bir kaç hafta önceden başlıyor. Özellikle çikolata yemekten kaçınıyor. Spor için pek vakti olmasa da kızıyla vakit geçirirken bol hareket ettiğini belirtiyor.
Adriana Lima
Melek denir de onun adı geçmez mi? Milyonların hayran olduğu Adriana Lima da hamilelik sonrası elinden geleni yapmıştı. Şovdan bir hafta önce özel diyetlere başlayan Lima, spor yapıyor ve özellikle boks derslerine katılıyor. Sonuçları hepimiz hayranlıkla izliyoruz. Brezilyalı model dünyanın en seksi kadınları arasında üst sıralarda. Adriana asla çok sıkı bir diyet yapmadığını vurguluyor. Sürekli olarak düzenli spor yapmak ve beslenmek onun sihirli anahtarı gibi. Normal hayatında ne isterse yediğini ancak abartmadığını belirtiyor.
Yanlış inançlar, fikirler, kavramlar ve hatta fenomenler sizi kilo vermekten uzaklaştırmak dışında pek bir işe yaramıyor.
Kilo vermekle ilgili duyduğunuz her şey doğru olmuyor. Yanlış inançlar, fikirler, kavramlar ve hatta fenomenler, tam tersi sizi kilo vermekten uzaklaştırmak dışında pek bir işe yaramıyor. İşte en genel yanılgılardan bazıları:
Sıkı bir diyette olmalısınız.Havva’yı ve elma ile yaşadığı problemi hatırlayın. Birisine sevdiği bir şeyi yasaklamak başkaldırıya sebep olur ki diyet söz konusu olduğunda bunun ne kadar zararlı olacağını tahmin edebilirsiniz. Yasaklar koymak yerine, bazen hoşgörülü davranabileceğiniz kısıtlamaları deneyin.
Karbonhidratları unutun.Sürekli kötü bir ruh hali yaşamanıza sebep olması yanında, düşük karbonhidratlı diyetlerin uzun dönem etkileri artık biliniyor. Karbonhidratlar yerine konulan et ve peynir gibi yüksek proteinli yiyecekler kolesterolünüzü yükseltip, kalp hastalıklarına yol açabilir. Ya da 130 gramdan az karbonhidrat gut hastalığına sebep olabilir, çünkü böbrek hasatlıkları özellikle hamile kadılar için risklidir. Tatlı patates, kahverengi pirinç ve yulaf iyi karbonhidratlara iyi örneklerdir.
Öğünler arası yemeyin. Ara derken? Bir sebepten dolayı iki öğün arasında verilebilecek uzun aralar açlık çekmenize sebep olabilir. Bu durumdayken vücudunuz kilonuzu korumaya çalışır ki bu da metabolizmanızın yavaşlamasına sebep olur. Öğünler arası sağlıklı atıştırmalıklar faydalıdır.
Akşam yemeğini unutun. Etkili olmaktan çok zararlı olabilir. Vücudunuzun günlük kalori ihtiyacını karşılamamış olursunuz; sindirim kalori yakar ve yememek aslında kilo almanızı sağlar.
Yağı kesin. Her yağ kötü değildir. Tekli-doymamış yağlar her gramda 9 kalori içerir, ama bunlar sağlıklı kalorilerdir. Zeytinyağı, susam yağı, avokado, fıstık yağı bu yağlardan olduğu gibi aynı zamanda yüksek antioksidan ve E vitamini de içerir ki bunlar da kötü kolesterolü ve kalp hastalıklarını önlemek için faydalıdır.
Sadece daha fazla su için.Sadece su içmek kilo vermenize yardım etmeyecektir. Yüksek kalorili, bol şekerli meyve suları ve diyet kolalar yerine su içmek kilo vermenize yardım edecektir. Üstelik aynı zamanda deri kırışıklıkları ve yaşlanmayı da geciktirecektir.
Moda diyetler.Moda diyetler genelde kısa sürer ve kısa süren her şey genelde geri döner, bu kiloyu da kapsıyor hatta çoğu zaman verilenden fazlası alınıyor. Bu diyetler vücudunuzun ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır ve yeme düzensizliklerine sebep olur.
Meyveler şekerlidir ve şeker de kötü.Meyveler liflidir ve lif de çok iyidir. Meyveler aynı zamanda temel vitamin ve mineral kaynaklarıdır. Meyve suyunu, meyvenin yerine koymamalısınız çünkü meyve suyu lif içermez ve daha fazla şekerlidir. En sağlıklı meyveler mango, kivi, elma ve kirazdır.
Ağırlık kaldırırsanız kaslanırsınız. Kaslar, yağlardan fazla kalori yakar ve düzenli olarak ağırlık kaldırmak da- hatta arada kaldırmadığınız günlerde bile. Sadece özel bir egzersiz programı geniş kaslara sebep olur.
Kabuklu yemişler kilo aldırır.Öğün atlamak ve çikolata gibi atıştırmalarla açlığı bastırmaya göre kuru yemişler sağlıklı yağlar içerdikleri gibi, protein, lif, magnezyum ve bakır yönünden de tercih edilmesi gereken kaynaklardır. Küçük porsiyonlarda yendiği sürece vücudunuza kesinlikle zararları değil, yararları olacaklardır.
Kendi başınıza satın alacağınız bir ürün, ciltte telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaratabilir.
Pierre FabreDermokozmetikEauThermale Avene Dermatoloji Laboratuvarları’ndan eczacı Semra Göker, temel cilt bakımıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.
Kuru, yağlı ya da karma cilt ne demek?
Temel olarak kuru cilt, cildin yağ molekülü kabul edilen sebum eksikliğine bağlı meydana gelir. Cildin koruyucu bariyerinde yıpranmalara ve nem kaybına çok sık rastlanır. Kuruluk; genetik nedenlere bağlı özellikler, yaşam tarzı (stres, yorgunluk, sık banyo yapmak, yaşlanma), çevresel faktörler (yanlış kullanılan kozmetikler, güneş, soğuk-sıcak, giysiler, ilaçlar) ve beslenme alışkanlığıyla (yetersiz su alımı, alkol, sigara) ilgili.
Kuru cilt, ince ve şeffaftır, pullanma gözlenir. Göz ve ağız çevresinde çatlaklar oluşabilir. Çekilme hissi ve zamanından önce yaşlanma ortaya çıkar.
Yağlı cilt; yağ bezlerinin fazla çalışması sonucu cildin aşırı sebum üretimi sonucu oluşur. Cilt yüzeyinde parlaklık görülür. Alın, burun ve çene etrafında gözenekler iridir. Sivilcelere de rastlanır. Bu cilt tipinde kırışıklıklar daha geç oluşur fakat elastikiyet kaybı daha çok gözlenir. Cilt gözenekleri büyüktür ve siyah noktalar vardır. Yaş ilerledikçe sorun azalır ama temizliğe çok dikkat edilmeli. Yağlı ciltler için en önemli bakım aşaması, temizlik kısmı. Temizliği düzenli yapılmayan yağlı cilt; sivilce, akne, siyah nokta konusunda sorunlar yaşar.
Karma cilt; en sık rastlanan cilt tipi. Bu tipte cildin farklı bölgelerinde farklı özellikler görülür. T bölgesi (alın, burun, çene) yağlı ve kalın olur. Yanak kısımlarındaysa cilt daha normal ya da kurudur. Gerilme hissi daha fazladır.
Kişi bu ayrımı kendi kendine yapabilir mi? Yoksa uzmana mı gitmesi gerekir?
İnternet sayesinde cilt tipleri ve markalar hakkında çok daha fazla bilgi sahibi oluyoruz. Bu da kişinin cildini tanımasına ve uygun ürünleri bulmasına yardımcı. Ancak her elde ettiğimiz bilgi doğru değil. Uygun ürünü seçerken konunun uzmanına danışmak ve eczanelerde, güzellik merkezlerinde yapılan analizlerle bakımlardan edinilen bilgileri birleştirerek bir sonuca varmak en sağlıklı yol. Bazen sadece cildimizi tanımak yeterli olmaz. Cildi tanısanız bile bir uzmandan destek almanızı öneririm.
Uzmana danışma yaşı kaç olmalı?
Bir uzmandan destek almak için önce bir sorun ya da nedene ihtiyaç duyarız. Ergenlik döneminin başlamasıyla da ciltle ilgili sıkıntılarımız başlar. Ergenlikte görülen aşırı yağlanma ve sivilcelenme döneminde, kişinin doğru bilgilendirilmesi önemli. Sonraki dönemlerde gelişen yaşlanma belirtileriyle beraber tavsiyeler almak için uzmanlara ihtiyaç duyarız. Uzman, yaşınıza ve cilt durumlarınıza göre size en iyi ürünü önerecek, yapılmaması gerekenlerli anlatacaktır.
Kendi kendimize ürün kullanmanın zararları var mı?
Cilt tipini ve ihtiyaçlarını doğru belirlemeden, ürünün özelliklerini, içeriğini iyi analiz etmeden kullanılan durumlarda bazı riskler ortaya çıkabilir. Örneğin, akne ve leke tedavilerine yardımcı ürünler, cildin çok iyi korunmasını gerektirir. Bu tarz ürünlerin kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar var ve bunlar yapılmadığında ortaya istenmeyen sonuçlar çıkabilir.
Beslenme ve cilt sağlığı arasında ilişki var mı?
Cildimiz öncelikle en çok suya ihtiyaç duyar. Diyetimizde her gün su alımına dikkat etmeliyiz. Diğer bir yandan stres, hava kirliliği ve ultraviyole ışınlarının tetiklemesiyle oluşan serbest radikaller, erken cilt yaşlanmasına yol açar.
Serbest radikal ataklarına karşı anti-oksidan gıdaların alımını artırmak önemli. Aslına bakılırsa çalışmalar gösteriyor ki, gıdalar cilt yapısını doğrudan etkilemiyor ancak kişisel olarak bireyin tespit ettiği bir gıda alımıyla gelişen sorun varsa o besin diyetten çıkarılmalı. Bunun dışında atopik dermatiti (alerjik cilt hastalığı) olanların tükettiği bazı gıdalar, ciltte enflamasyonu tetikliyor. Özellikle gelişim çağındakiler için bu sorun, bir diyetisyen desteğiyle çözülmeli. Diyetten çıkarılan, vücut için önemli gıdalar bazı eksikliklere neden olabilir. Bu ciltler dışında cilt tipine özgü bir beslenme tarzından bahsetmek çok doğru olmaz.
Yağlı cildiniz varsa: Cildin sağlığı için sivilce ve aknelerle oynanmamalı, bunlar sıkılmamalı. Çünkü akneler kistleşebilir. Sabun, cildin kendi ürettiği yağı ve nemi kurutarak pH değerini bozacağından yüz için tavsiye edilmez. Cildinizin sağlığı ve güzelliği için uzman bir dermatologtan yardım isteyin